Banka hesabını başkasına kullandırmak suretiyle işlenen suçlar, özellikle hesabın dolandırıcılık amacıyla kullanılması hâlinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 157. maddesi (dolandırıcılık) ile 158. maddesi (nitelikli dolandırıcılık) çerçevesinde değerlendirilmekte ve hem failin hem hesap sahibinin hukuki sorumluluğu gündeme gelmektedir. Hesap sahibinin, hesabını ya da banka kartını veya IBAN’ını başka bir kimseye kullandırması; bu kimse aracılığıyla para akışı, havale-eft işlemleri yapılması ve bu işlemden bir menfaat elde edilmesi halinde dolandırıcılık suçunun varlığına ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreci doğabilmektedir.
Bu tür eylemler hem mağdurun malvarlığını tehdit etmekte hem bankacılık sistemini dolandırıcılık amacıyla kullanılan bir araç haline getirmekte; bu çerçevede suç türünün hem ağırlığı hem de toplumsal etkisi bakımından önemi büyüktür.
Suçun Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
TCK m. 157/1’e göre:
“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi … bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Bu hüküm, malvarlığına karşı işlenen dolandırıcılık suçunu tanımlar.Ayrıca TCK m. 158/1-f bendinde yer alan “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” gibi hali hazırda kullanılan banka hesabı/IBAN sisteminin suça aracılık etmesi hâlleri nitelikli dolandırıcılık kapsamına girmektedir.
Hesabını kullandıran kişinin sorumluluğu bakımından önemli olan unsur, hesabı kullandıran kişinin bu işlemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olmasıdır (kast unsuru). Bu nedenle sadece hesabın kullandırılması tek başına ceza sorumluluğu için yeterli olmayabilir; suça iştirak edip olmadığı, menfaat sağlayıp sağlamadığı ve kast derecesi belirleyici olmaktadır.
Hangi Ürün/Fiiller Kapsamdadır?
Bu suç tipinde tipik olarak şu fiiller yer alır:
Bir kimsenin kendi adına açılmış banka hesabını ya da IBAN numarasını başka bir kişiye kullandırması (örneğin “senin hesabına para gelecek, sen sadece çekip vereceksin” diye yapılan anlaşmalar)
Hesaba gelen paraların dolandırıcılık şeması çerçevesinde çekilmesi, başka hesaplara aktarılması ya da sahte eylemler kapsamında kullanılması
Hesap sahibinin herhangi bir menfaat elde edip etmediği, suça bilerek iştirak edip etmediği, hesabı kullandıran kişi olarak rolü ve payı gibi etkenlerin değerlendirilmesi
Suçun Oluşma Şartları
Bu suçun oluşabilmesi için temel unsurlar şunlardır:
Hileli davranış ya da aldatma (örneğin mağdurlara sahte senaryo anlatılması, banka hesabı aracılığıyla para aktarılması)
Mağdurun aldatılması sonucunda zarar görmesi ya da başkası lehine yarar sağlanması
Failin (hesabı kullandıran veya kullanan) bu fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması (kast)
Hesabın veya IBAN’ın suçta araç olarak kullanılması; banka veya kredi kurumunun sisteminin hileli eyleme imkân sağlaması
Banka hesabını kullandıran kişi açısından ise özellikle şu hususlar değerlendirilir:
Hesabı kullandırma eylemi sırasında failin dolandırıcılık amacıyla hareket ettiğinin bilinip bilinmediği
Hesaba gelen paradan pay alınıp alınmadığı
Benzer fiillerin daha önce yapılmış olup olmadığı, sistematik bir eylem olup olmadığı
Tanışıklık, güven ilişkisi, hesap sahipliği rolü ve bilginin düzeyi
Örneğin Yargıtay 11. Ceza Dairesi 04.06.2024 tarihli, 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararında, hesabını tanıdık-güven ilişkisine dayanarak kullandıran ve hesaba gelen paradan pay aldığı ispat edilemeyen sanığın dolandırıcılık suçundan beraat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay Kararları ile Uygulama
Karar: Yargıtay 11. CD, 04.06.2024, 2021/16966 E., 2024/7470 K.
Özet: Sanık, başka bir sanık tarafından “kartım iptal oldu, hesabımı sana kullandırayım” şeklinde ikna edilmiş, kendisine verilen hesaba para gelmiş, ancak sanığın hesaba gelen paradan pay aldığına dair kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak delil olmamıştır. Güven ilişkisi ve tanışıklığı gözetilince, sanığın dolandırıcılık suçuna iştiraki olmadığına karar verilmiş, beraatine hükmedilmiştir. Uygulamada dikkat edilen bir diğer karar: Hesabın aracılık ettiği dolandırıcılık şemasında failin hesabı kullandıran kişiyle işbirliği içinde olduğu, hesabın kullanım süresi, gelen-giden para miktarı, önceden benzer eylemlerin varlığı gibi kriterlere göre mahkûmiyet veya beraat kararları verilmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Banka hesabını başkasına kullandırmak, tek başına suç sayılmaz; ancak bu kullanımın dolandırıcılık amacıyla gerçekleşmesi, hesabın aracılık edilmesi ve hesabı kullandıran kişinin veya kullanan kişinin menfaat elde etmesi hâlinde ceza sorumluluğu doğabilir.
Özellikle şu hususlara dikkat edilmesi gerekir:
Hesabı kullandıran kişinin kastının olup olmadığı çok önemlidir. Hesabı kullandıran kişinin “yalnızca arkadaşına yardım ettiğini, herhangi bir menfaat almadığını, dolandırıcılık farkında olmadığını” savunması hâlinde mahkeme kararına göre beraat imkânı vardır. (Yargıtay içtihadı)
Suçun unsurlarının (hile, aldatma, kazanç, zarar) somut delillerle ortaya konması gerekir; şüpheden sanık yararlanır ilkesi geçerlidir.
Hesabını kullandırmak suretiyle yapılan işlemlerde, paranın kaynağı, gönderilen-çekilen tutarlar, kimliklerin kullanımı, fail-mağdur ilişkisi gibi kriterler delil açısından büyük önem taşır.
Bu tür süreçlerde hesabı kullandıran kişi mağdur durumunda da olabilir; dolayısıyla hesabın kullanıldığı süreci izlemek, delil toplamak, savunma stratejisi oluşturmak kritik önemdedir.
Savunma açısından, hesabı kullandıran kişinin suç işlemeye yönelik bir kastının olmadığı; işlemin yalnızca yardım/emanet niteliğinde olduğu; hesap hareketlerinden menfaat sağlamadığı gibi savunmalar etkin bir şekilde kullanılmalıdır.
Sonuç olarak, banka hesabını başkasına kullandırma eylemi ciddi hukuki risk taşır; ancak her durumda otomatik mahkûmiyet doğurmaz. Somut olayda, hesabı kullandıran kişi hakkında kast, menfaat, iştirak gibi kriterlerin bulunduğu kanıtlanmalı, aksi hâlde beraat mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, soruşturma ya da kovuşturma sürecinde bir ceza avukatıyla erken aşamada temas kurulması, delil durumunun dikkatle değerlendirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.

