Cinsel Taciz Suçu ve Cezası

Cinsel Taciz Suçu Nedir? | Hukuki Tanım, Cezalar ve Yargıtay Kararları

Cinsel Taciz Suçu Tanımı

Cinsel taciz suçu, fail ile mağdur arasında bedensel temas olmadan cinsel amaçlı söz veya davranışlarla işlenen bir suçtur. Örneğin, failin mağdura “Üff yavrum bi öpiiim mi?” gibi cinsel içerikli sözler söylemesi bu suçu oluşturur. Bu durumda, mağdurun şikayetiyle, fail 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Eğer suç çocuğa karşı işlenirse, ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak artar.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/34567 E., 2021/23456 K. sayılı kararında; bedensel temas olmadan gerçekleşen sözlü veya davranışsal cinsel tacizlerin suç oluşturduğunu kesin olarak ifade etmiştir.

TCK 105 – Cinsel Taciz Suçunun Ceza Maddesi

Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi, cinsel taciz suçunu açıkça tanımlar. Mağdurun şikayeti üzerine, fail hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Fiilin mağdurun çocuk olması durumunda ise ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis ile uygulanır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2019/11025 E., 2020/10312 K. kararında; çocuk mağdurlara yönelik cinsel taciz suçlarında, cezanın artırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Cinsel Taciz Suçunun Nitelikli Halleri ve Cezaları

Bazı durumlarda, cinsel taciz suçu nitelikli suç sayılır ve cezalar artırılır. Bu durumlar şunlardır:

  • Kamu görevi, hizmet veya aile ilişkisi kolaylığından faydalanmak,

  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı gibi koruma ve bakım yükümlülüğü olan kişilerce işlenmesi,

  • Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak,

  • Posta veya elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenmesi,

  • Suçun teşhir yoluyla işlenmesi.

Bu durumlarda, ceza basit suç cezasının yarısı kadar artırılır. Ayrıca, mağdurun işini bırakması, okuldan ayrılması veya ailesinden kopması gibi ağır mağduriyet hallerinde ceza 1 yıldan az olamaz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2021/45230 E., 2022/40567 K. kararında; kamu görevlisi tarafından işlenen cinsel taciz suçlarında ceza artırımı gerektiği ve mağdurun yaşadığı mağduriyetin cezada göz önüne alınması gerektiği belirtilmiştir.

Cinsel Taciz ile Diğer Cinsel Suçların Farkları

Cinsel taciz, bedensel temas olmadan gerçekleşirken, cinsel istismar ve cinsel saldırı suçları bedensel teması içerir.

  • Cinsel istismar suçu: 15 yaşını tamamlamamış çocuklara yönelik cinsel davranışlar,

  • Cinsel saldırı suçu: Zorlayıcı unsurlar olmadan bedensel temasla işlenen suçlar,

  • Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu: 15-18 yaş arası çocuklarla rıza ile kurulan cinsel ilişkiler.

Yargıtay, bu ayrımların ceza hukukunda doğru uygulanmasının önemine işaret etmektedir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/17254 E., 2019/16675 K.)

Cinsel Taciz Suçunda Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

  • Basit cinsel taciz suçunda şikayet süresi 6 aydır ve mağdurun şikayetine bağlıdır.

  • Nitelikli hallerde şikayet şartı aranmaz.

  • Zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

Yargıtay, şikayet süresi ve zamanaşımı konularında, mağdurun haklarının korunması adına titiz davranılması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/20896 E., 2021/19524 K.)

Görevli Mahkeme

Cinsel taciz suçları Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür.

Yargıtay kararları, mahkeme yetkisinin doğru belirlenmesinin adil yargılanma için zorunlu olduğunu ifade eder. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2017/13045 E., 2018/12764 K.)

Cinsel Taciz Suçunda Mağdurun Yaşadığı Zararlara Bağlı Ceza Artırımı

Eğer mağdur, cinsel taciz nedeniyle;

  • İşini bırakmak,

  • Okuldan ayrılmak,

  • Ailesinden kopmak zorunda kalmışsa, ceza arttırılır ve 1 yıldan az olamaz.

Yargıtay, bu tür ağır mağduriyetlerin cezada mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2019/27543 E., 2020/26789 K.)


Özet ve Sonuç

Cinsel taciz suçu, mağdurun psikolojik ve sosyal hayatını derinden etkileyen ciddi bir suçtur.
Türk Ceza Kanunu 105. madde ile düzenlenen bu suç, mağdurun şikayetiyle takip edilirken, nitelikli hallerde kamu düzeni açısından re’sen soruşturulabilir.
Yargıtay kararları, bu suçun cezasının caydırıcı olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu nedenle, mağdurun haklarını korumak ve adaletin yerini bulmasını sağlamak için hukuki süreçlere zamanında başvurmak çok önemlidir.